Yürüyen Şato etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yürüyen Şato etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uçan Şato



Diana Wynne Jones'un Uçan Şato isimli kitabını okuduktan kısa bir süre sonra Uçan Şato isimli bir kitabının oldugunu kitapçıda her zaman ki gibi amaçsızca gezerken gördüm.

Howl'un uçan şatosunun devamı dedim ama kitabın yarısına geldim ne Howl'dan ne ateş cini Calcifer'den ne de sevgili Sophie'den bahsediliyordu. Oysa ki kitabın arka kapağında yazıyordu "Yürüyen Şato'nun devamı niteliğindeki bu coşkulu roman, mizahi öğeleri ve heyecanıyla bir önceki romanı aratmıyor." ALA Booklist.

Abdullah'ın hayallerinin bir bir gerçek oluşunu okudum. Tabi kitabı okurken bazen kitabın arkasında yazanları unutabiliyorum ve kitabı bitirdiğim zaman "aaa zaten burada da öyle yazıyormuş" diyorum. Gerçekten de ABDULLAH'IN HAYALLERİ GERÇEK OLUYOR!

Genç tüccar Abdullah babasının ölümünün ardından kendine çarşının ortası yerine girişde kalan ama daha çok işine yarayan bir yerde küçük bir halıcı dükkanı açar. Sıradan bir hayatı olan Abdullah'ın büyük hayalleri vardır. Zaten doğumu sırasında da ona gelecekte çok yüksek bir mertebede olacagı vaad edilmiştir. Bu sebeple de akrabaları onu sürekli kol açan eder ve bunun yanı sıra da bu denetimleri sırasında Abdullah'ı sinir ederler.

Günlerden bir gün Abdullah bir yabancı tarafından sihirli bir halı satın alması ile hayatı değişir. Bir anda hayallerinin prensesi Gece Çiçeği ile tanışır. Fakat tanışması ile kızın gözlerinin önünden bir cin tarafından kaçırılması bir olur. Abdullah evlenmeyi hayal ettiği prensesi Gece Çiçeği'nden kolay kolay vazgeçecek değildir. Böylece Abdullah yola koyulur lakin başına gelmedik olay da kalmaz.

Abdullah'ın atıldığı bu macerada bir şekilde yolları ve aslında durumları birbirine bağlı bir sürü sıradışı karakterle birlikte yol alır. Gönülsüz bir sihirli halı, sinirli ve huysuz bir şişe cini, kurnaz ve sahtekar mavi gözlü bir asker ile dik kafalı ama sürekli tetikte bir kara kedi.




Şimdi nasıl olacak da bu karakterler kötü cinin gizemli evini bulup da prenseslerle dolu bu şatoyu kurtarıp kitabın sonu Yürüyen Şato, Howl, Sophie ve ateş cinleri Calcifer'e bağlanacak? Yürüyen Şato'nun devamı ya. Çok şaşırtıcı ama tam da çocuk kitaplarından beklediğim bir sonla bugün kitabı bitirdim. Bence her şey tatlıya bağlandı. Bence yani :)

Yürüyen Şato




İngiliz yazar Diana Wynne Jones'un 1986 yılında yazdığı ve 2010 yılında Türkçe çevirisi ile Yürüyen Şato olarak ülkemizde yayınlanan tatlı kitabı 5gün boyunca hece hece okuyarak "aman bitmesin" diye resmen üzerine titredim. Ama bugün eve dönüş yolumda kitabın soy sayfasını çevirdiğimde toplu taşıma aracında olduğumu umursamadan bir anda "hadi bee!" diyiverdim.



Daha çoğunlukla Hayao Miyazaki ile bilinen adıyla Howl'un Yürüyen Şatosu çoğu kişi tarafından sevildiği gibi ayrıca Oscar'a da aday olmuştur. Filmi izlemedim. Film hakkında hiç bir araştırma yapmadım. Önce kitabı okumalıydım ki bir tesadüf eseri gecen hafta kitabı bulunca kaçırmadım. Hemencecik bitiverdi çünkü İngiliz yazarlar kitap yazma işini gerçekten çok iyi biliyorlar. Filmi tamam eminim güzeldir hele ki Sayın Miyazaki'nin elinden çıkma ise kesinlikle kötü bir sözüm olamaz ama kitap okurken yazarın yönlendirmesi sonucunda kendi hayal dünyanızda şekillenen kitabın tadı bir başka oluyor. Hem sempatik hem mistik hem de büyülü bir hikaye. Ayrıca kendimi kaptırmış elimde olmadan Sophie ile özdeşleştirivermiştim. Nereye gitse bir anne edasıyla ortalıgı derleyip toplama, azimle yaptığı temizlikler, kendini yaşlılığına iyice kaptırıp bu durumu benimsemesi ve herşeye meraklı burnunu sokması...



Herşey tahmin ettiğimiz gibi gitmeyebiliyor, olaylar göründüğü şekilde olmadığı gibi bizim algıladığımız biçim de yanlış olabiliyor yada bizim bildiğimiz yol doğru olmayabiliyor. Bunun yanı sıra kaderimizden de kaçamadığımızın bir gerçek olduğunu yazar bize açıkça gösteriyor. Ve bunları anlatırken beni de şaşırttığını söylemeliyim yani kitabın sonunda beklediklerimin yanı sıra beklemediğim gelişmeler de oldu. Film kitaba birebir sadık gitmiş mi bilmiyorum ama kitabı çok beğendim. Ayrıca bir ara Neil Gaiman bu kitabı kesin okumuş dedim. Ya da şu olayı şu yazar kesin buradan esinlenmiş dedim. Dedim dedim durdum. Ve hayal bile edemiyeceğim bir hayal dünyasına sahip yazarın çok tatlı bir kitabını üzülerek bitirdim.



Hem çocuklar hem de büyükler için...