Pencere.

Biz iki kardeşiz. Sen benim abim, ben senin minik kız kardeşin. Daracık bir varoş sokak boyunca bir aşağıya bir yukarıya umarsızca turluyoruz. Sen iki tekerlekli minik bisikletinle turluyorsun, ben ise sıkıca sarıldığım ayıcığımla senin yanında koşuyorum. Bir aşağıya bir yukarıya. Ama çok uzağa değil. İki katlı varoş evimizin penceresinden annemiz baktığı zaman bizi görebileceği kadar uzağa gidebiliriz. Sonra ben düşüyorum. Sıkıca sarılmış olduğum ayıcığım bir tarafa ben bir tarafa saçılıyorum. Sen hemen bisikletini bir kenara fırlatıp yanıma geliyorsun. Ben ayağa kalkıyorum ama kalkarken söyleniyorum da. Avuç içlerim sızlıyor. Sokağın ortasında benim avuçlarıma bakarak duruyoruz. Senin bisikletin bir tarafta, benim ayıcığım bir tarafta. Sonra sen ellerimi tutup avuç içlerimi öpüyorsun ve bana bakıp gülümsüyorsun. Ben de ağlamaklı yüzüme bir gülücük yerleştiriyorum. Dizlerime bakıyorsun. Bakışların bir aşağıya bir yukarıya. Birşeycik olmamış. Ayıcığımın yanına gidiyorsun. Eğilip alıyorsun. Orasına burasına vurup üstündeki tozu, çamuru götürmeye çalışıyorsun. Ve başlıyorsun ayıcığımla konuşmaya:"hepsi senin yüzünden!" bu sırada sağ elinin işaret parmağıyla azarlama hareketleri yapıyorsun. Parmak bir aşağıya bir yukarıya. Dayanamıyorum ve ayıcığımı hemen kollarımın arasına alıyorum. Sana "onun bir suçu yok." diyorum. Gülümsüyorsun. Elimden tutup kapımızın eşiğine oturtuyorsun. Bisikletini de alıp karşımda duruyorsun. Biraz oturmamı, dinlenmemi söylüyorsun. Ama ben buna bozuluyorum ve hemen ayağa kalkıp "ben iyiyim"!" diyorum. Beni bırakıp diğer çocuklarla oynamanı istemiyorum, hep yanımda olmanı istiyorum. Sen yine gülümsüyorsun. Ayıcığımı alıp bisikletinin direksiyon kısmına sıkıştırıyorsun. Direksiyonu kaldırıp, indiriyorsun. Ayıcık bir aşağıya bir yukarıya. Ayıcığımı bana veriyorsun ve "hadi" diyip bisikletine biniyorsun. Bu defa bisikletini daha yavaş sürüyorsun ve ben de yanında rahatça yürüyorum.

2 yorum:

ONALTIKIRKALTI dedi ki...

bu... bu / ......... bu nasıl bir anlatım?

hayran olmamak elde değil...

ben o çocuk oldum...

yazılanları yaşadım...

yaşınızı bilmiyorum ama bunu yazan elleri öpmek istiyorum...

sakın yazmayı bırakmayın.

polunochnaya dedi ki...

teşekkür ederim.
ama artık yazamıyorum.
bu kısa anlatımı 6 yıl önce yazmıştım.
belki bir gün yeniden yazabilirim. = )