Edgar Allan Poe



Bu aralar yollarda, metrobüslerde gecirdiğim zamanlarda okuduğum kitap Açlık Oyunları dışında bir de uyumadan önce çerezlik niyetine okudugum ilginç bir kitap daha var.
aslında neresi ilginç derseniz pek bir fikrim yok. yani sanırım çizgi romanlara yeniden mi ilgi çekmeye çalışmışlar yoksa neil gaiman ın sandmanın gördüğü ilgiden mi yola çıkmışlar yoksa bir sevap işleyelim de klasikleri çizgi roman haline getirip farklı bir uyarlama ile insanlara bir farklılık mı yapalım demişler bilemiyorum. ama sonuç olarak ilgimi çekti ve kiabı satın alıvermiştim.

tek bir çizerin elinden çıkma bir kitap değil. her hikaye için ayrı bir çizer yada birçok çizer tarafından kaleme alınıp herkesin kendi tarzında bize sunulmuş bir kitap. bazı hikayeleri uyarlanmış.




tabiki de kuzgun'a ayrı bir ilgi ve özen gösterilmiş. onun için 10 farklı çizer kalem tutmuş, kendi tarzlarında çizimler yapmışlar. ve hepsinin de yorumu farklı olmuş. iyi de olmuş hani. farklılıklar ve çeşit hoşuma gitmiştir her zaman.

yalnız bir de şu var ki bazı çizimler tabiki de zevkime uygun değillerdi. o yüzden elbetteki bazı hikayelerdeki çizimleri begenirken kimilerini de hikayelere uygun bulamadım bir türlü. herneyse. aslında çok da fazla anlatılacak birşey yok yani. edgar allan poe hikayeleri var içinde ki çoğu kişi e.a.poe yu biliyordur.




"Klasik, herkesin okumuş olmayı istediği, ama kimsenin okumak istemediği şeydir."
Mark Twain.

11 yorum:

Emrah Ateş dedi ki...

sende benim gibi metrobüste kitap okuyanlardansın (:

poe can'dır.

tavsiyen dikkate alındı

teşekkürler..

Dalgaları Aşmak dedi ki...

baudlaire'in;"hiç kimse insan yaşamını ve doğanın istisnalarını daha büyülü anlatmadı" dediği gotik edebiyatın babasına ne denilebilir ki..ama ben klasiklerin çizgi romanlaştırılmasına pek sıcak bakmıyorum.

sevgiyle...

Loreathan dedi ki...

Bu serinin birçoğunu çizim açısından yetersiz bulsam da, Edgar Allan Poe'nun ki enteresan geldi, bu arada Kuzgun - Bütün şiirleri adlı kitabını eşim Hesionka çevirmişti ^_^

polunochnaya dedi ki...

Emrah Ateş, metrobüste vakit başka türlü geçmiyor.

Dalgaları aşmak, ben de sırf merakımdan aldım. bir de sırada Macbeth var. bakalım o nasıl olmuş diyorum. pek ümidim yok ama...

Loreathan, siz ailecek e.a.poe seversiniz yani desem yeri midir?

pudra dedi ki...

senin kitaplarını seviyorum.

Emrah Ateş dedi ki...

hahahah sabah yeşilova durağında metrobüsün önünü kesit zorla bindiler. sonra metrobüs 3 metre sonra bozuldu :d

millet bağırıyor falan. başka metrobüse bindik Allah'tan hemen ama yarım satlik yolu bir saatte gittik. En arkada elinde olasılıksız kitabını okumaya çalışan temiz yüzlü kiş gördüyseniz o bendim :D

polunochnaya dedi ki...

ben de yazdıklarını ve kısacası seni seviyorum pudra.


emrah sabahları metrobüsle gitmiyorum. ama yaşadığın olay cidden sevimsiz. akşam durakta beklerken kimsenin sarı çizgiyi değil kaldırımı görmediğini fark ettim. millet yollara inmişti. birgün birisine çarpacak sonra da sorumlusu şöför olacak.
ayrıca henüz sana denk gelmemişim sanırım. ben de genelde en arkanın bir ön sırasındaki şu dörtlüler var ya 4 yabancının yüzyüze bakarak gittiği yerleri kapmaya çalışıyorum hep. =)

nur dedi ki...

Yenice bir kitabını edindim. Ben şiirlerini bilirdim sadece, meğer bir öykü yazarıymış aynı zamanda...En yakın zamanda okumaya başlayacağım:)

polunochnaya dedi ki...

nur; tüm öykülerini okumalısın demek isterdim ama ben bir türlü o tüm hikayelerinin bulunduğu kalın kitabı hala bitiremedim. :/

jane parker dedi ki...

Amerika'nın dünyaya armağan ettiği en önemli yazar, ülkemizde değeri yeni anlaşılıyor. Amerika'da bile uzun süre anlaşılamadı. Öyle ki çok hazin bir ölümü ve ölümünden sonra da hazin bir öyküsü var.

Tüm hikayelerini ben de okumadım, en kısa zamanda okumak istiyorum. paylaşım için teşekkürler.

polunochnaya dedi ki...

poe'nun gölgesinde isimli kitapta eğer anlatılanlar poe nun ölümünü kurgu olarak anlatmıyorsa evet cidden sevimsiz bir ölüm ve sonrasında yaşanlar olmuş.

rica ederim.